CHP: Almanya, Türkiye’yle müzakerelerin bitmesini isteyebilir

CHP: Almanya, Türkiye’yle müzakerelerin bitmesini isteyebilir

Nüve Özel Haber

CDU’nun yeni lideri Armin Laschet oldu. Laschet, Almanya’da Türk Armin olarak tanınıyor. CHP Berlin Birliği Başkanı Kenan Kolat CDU’nun başına Armin Laschet’in geçmesini, Laschet’in Almanya Başbakanı olma ihtimalini bir radyo yayınında değerlendirdi:

Neden Türk Armin deniyor?

Türk Armin deniyor, gerçi o biraz aşağılayıcı ifade olarak da bazı mecralarda kullanıldı ama kastedilen tabii şu, Türklerle iletişimi en iyi olan CDU’lu politikacılardan bir tanesi hatta en başta gelenlerinden bir tanesi. Çok uzun yıllardır siyasetin içinde. Ta ki Eyalet Parlamentosu’ndan önce Federal Parlamento’da da Avrupa Parlamentosu’nda da görev yapmış bir arkadaşımız. Uzun yıllar Türklerin de yoğun yaşadığı bölgelerde yaşamış, orada doğmuş. O çerçeve içinde ilişkileri, iletişimleri Türklerle çok yoğun. Şunu görmüş bir siyasetçi Almanya’da bunu da gören CDU’lu siyasetçilerden bir tanesi.

Armin Laschet başbakan olursa Türkiye’ye iyi mi yaklaşacak?

Çok değerli bir politikacı. Şöyle söyleyeyim yani bizde Türkiye’de olaylara hep duygusal yaklaşılır, Türkleri seviyor, sevmiyor. Ben o kategorilerden bakmayı pek doğru bulmam. Önemli olan şunu yapmaya çalışıyor. Türklerin Almanya’nın bir gerçeği olduğunu, Almanya’nın bir parçası olduğunu, vazgeçilmez bir parçası olduğunu görmüş ve bu doğrultuda oradaki insanlarımızın toplumsal yaşama katılımları için elinden gelen çabaları göstermişti. Bu çok önemli. Yoksa Türkleri sever, sevmez yani bu sevgiler, duygulardan biraz arınmak gerekiyor. Almanya’da siyaset sizler de biliyorsunuz duygulardan arınarak yapılmaya çalışılıyor. Mutlaka duygular da önemlidir ama temel olarak bakıldığı zaman daha çok konuya özgü, konunun içinde kalacak şekilde siyaset yapılmaya çalışılıyor. İlk Uyum Bakanlığı döneminde gerçekten Türk toplumunun ve göç toplumunun katılımını sağlayacak girişimler yaptı. Her politikası uygun muydu? Değil tabii. Sonuçta CDU’nun bir üyesi, belirli sınırları var ama CDU’nun içinde daha liberal görüşleriyle tanınan bir politikacı.

Laschet başbakan oldu diyebilir miyiz?

Seçimi kazanmış olması aslında CDU’nun ne kadar bölündüğünü de gösteriyor. Bir tarafta daha sert daha sağ AFD adlı ırkçı parti diyorum ben. O partiye yakınlaşma veya yakınlaşmasa bile onun söylemlerini almak isteyen bir lider var. Bu tarafta da ona karşı duran daha demokrat daha çağdaş yaklaşımları sergileyen bir Armin Laschet var. Aslında CDU da ikisinin arasında tam yarı yarıya bölünmüş olması da bu partinin içindeki akılların da tam net olmadığını gösteriyor. “Almanya’da başbakanlık bakımından bakıldığı zaman Başbakan Merkel’in yerine geçebilecek mi? CSU’nun lideri Markus Söder var aynı zamanda Bavyera Eyalet Başbakanı. Gerçekten ortaya son zamanlarda da yoğun çıkan ve kamuoyunda da ilgi gören CSU’nun lideri.”

Türk Armin Türkiye’ye nasıl davranır?

En azından Almanya’da kişilerden bağımsız olarak çok yoğun bir ırkçılık var. Yapısal ve kurumsal ırkçılık. Bu konuları biliyor. Göçmenlerle ilgili katılım süreçlerini iyi bilen bir arkadaşımız. Bu konulara daha sıcak yaklaşacağını düşünüyoruz. Türkiye açısından ise diyalogdan yana. “Merkel’in erkek versiyonu diyebiliriz. Merkel de aslında ciddi bir şekilde sosyal demokrattır. Sosyal demokrasi iktidarda ama kendileri puan almıyor yaptıklarıyla Merkel üzerine gidiyor o yüzden Merkel çok seviliyor. Merkel’in devamıdır aslında Laschet.”

“AB’de Türkiye’ye ambargo koyulmasına ilk Merkel karşı çıktı. Türkiye ile ilişkiler bozulmasın diyor ama diğerlerinden farklı bir görüş ileri sürmüyor. Diyor ki diyalog içinde kalarak Türkiye içindeki değişime katkı verebiliriz, onun dışında başka bir noktaya gelinmez diyor.” Bu çizgiyi sanıyorum sayın Laschet de sürdürecek.

Almanya Türkiye’nin AB ile müzakeresine nasıl bakacak?

Koalisyon ortaklığı gibi fraksiyon ortaklığı, grup ortaklığı yapıyor. Türkiye’de bu bilinmiyor pek ama burada tabii CSU da koalisyonun bir tarafı. Koalisyon yapan partiler arasında koalisyon protokolü imzalanıyor. Bu çok ilginç. “Bavyera’da CSU var diğer bütün eyaletlerde CDU var. Şimdi CSU Türkiye ile olan bu sürecin bitirilmesini istiyor. Artık yeter diyorlar.” CDU’nun içinde bu görüş var ama yönetim kadrosunda özellikle de Merkel’in etkisiyle AB’yle müzakerenin bitirilmemesi, devam ettirilmesi, en azından şu an da donuk şekilde kalmasından yanalar.

Şöyle bir sorun var İngiltere’nin ayrılmasıyla onlar için hazırlanan Brexit Anlaşması’nı Türkiye için de öneren bir yaklaşım var. Bu aslında imtiyazlı ortaklık diye bir şey kullanılmıştı geçmişte. Şu anda “AB’de Türkiye ile ilişkiler kesilmesin, üye olmasın ama böyle bir anlaşma yapalım. İşte Türkiye’yle ilgili konularda bizim çok Türkiye’nin az söz hakkı olsun ama Türkiye’yi de elimizde tutalım şeklinde bir yaklaşım var.” Türkiye bunu kabul etmez. Ben de bunu doğru bulmuyorum. Biz tabii ki tam ortak olmak yani üye olma perspektifinden vazgeçmememiz gerekiyor.