Kentliler kent yönetimine sahip çıkıyor: Karalama kampanyalarını kınıyoruz

Kentliler kent yönetimine sahip çıkıyor: Karalama kampanyalarını kınıyoruz

Nüve Haber

İzmir’de kent politikaları konusunda çalışmalar yapan ve pek çok siyasal akımdan kentliyi barındıran İzmir Düşünce Topluluğu, uzun süredir İzmir Anakent Belediyesi ve sosyal demokrat yerel yönetimlere karşı tavır takınan merkezi iktidarı eleştiren bir açıklama yaptı. Açıklamada saldırı ve karalama kampanyalarını kınadıklarını belirten topluluk üyeleri anakent belediye başkanı Tunç Soyer’in arkasında olduklarını belirttiler. Açıklama şu şekilde oldu:

Yerel seçimlerde çok sayıda belediye yönetiminin muhalefet partilerine geçmesinden beri, tek adam rejimi her türlü hukuksuz ve demokrasi değerlerine aykırı baskıları uygulamaya koymuştur.

Birçok belediye başkanını doğrudan görevden alıp, yerlerine kayyım atayarak darbe hukukunu uygulamıştır. Bununla da yetinmeyen Başkanlık rejimi, çok sayıda büyükşehir belediyesinde bazen meclis çoğunluğu kullanılarak engellemesi ve bazen de kararnamelerle, adeta yönetimi ve yerel kamu hizmetlerini aksatılmaya çalışılmaktadır.

Son dönemlerde de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in bazı açıklama ve konuşmaları, amacından koparılarak adeta bir bardak suda fırtınalar koparılmakta, yandaş medya yoğun bir algı operasyonu yürütmektedir.

Gerek kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesinin engellenmesi çabaları ve gerekse başkanlar hakkındaki akıl ve ahlak sınırlarını zorlayan kampanyalar, sadece başkanları yıpratmaya yönelik çabalar olarak düşünülmemelidir.

Bunlar aynı zamanda seçmenleri ve şehirleri cezalandırmak anlamını taşımaktadır. İktidar seçilmiş yönetim ve başkanların meşruiyetini tanımayarak, aynı zamanda kendi meşruiyetini de sakatlamaktadır.

Belediyeler birer hizmet kurumu olarak, merkezi yönetimin rakibi değildir. Bu hizmetlerin yerinden ve daha etkili yürütülmesini sağlayarak kamu düzenine ve yararına katkı yapmaktadırlar. Ayrıca belediyeler, yöneticileri seçimle işbaşına gelmiş demokratik kurumlardır. Gücün dağılması ve tek elde yoğunlaşmaması anlamında da demokratik bir işlev görürler.

Bu nedenle belediyeleri hukuksuz ve demokratik değer ve geleneklere aykırı bir şekilde çalışamaz hale getirmek, her şeyden önce kamu yönetimine ve demokrasiye zarar vermek anlamına gelir.

Uygulanan baskı ve engellemeler ile yürütülen kampanyalar, belediye hizmetlerine ve kararlarına yönelik tepkiler şeklinde ortaya çıkmamaktadır. Dolayısıyla bu normal bir siyasi rekabetten çok uzak bir özel projedir. Sığ bir takım karalama kampanyaları ve çok basit olayları çarpıtarak köpürtmek suretiyle muhalif seçmen kitlesinde bazı ayrışmaların yaşanacağının umulduğu, oyunun bunun üzerine kurulduğu çok açıktır. 

Her belediye yönetimi ve başkanı uygulama ve kararları ile eleştirilebilir. Ancak seçmen kitleleri arasında ayrışma, soğukluk ve düşmanlık yaratmaya yönelik hiçbir çaba masum bir faaliyet sayılamaz.

Siyasi konumunu korumak ve iktidarını yeniden üretmek için sürdürdüğü bu haksız, hukuksuz ve demokratik değerlerden yoksun kampanyaları kınıyoruz. Ülkemizde ve şehrimizdeki demokrasi değerlerini benimsemiş kişi ve kuruluşların bu oyunu bozacağına inanıyoruz.