TİP’ten Demirtaş’ın tutuklu kalmasına tepki

TİP’ten Demirtaş’ın tutuklu kalmasına tepki

Nüve Özel Haber

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin HDP eski eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna yönelik aldığı karardan sonra tepkiler yükselmeye devam ediyor. HDP Genel Merkezi CHP içinden Gelecek İçin Biz grubu, CHP’li bazı vekiller, Deva Partisi ve İyi Parti’nin ardından Türkiye İşçi Partisi de bir basın açıklaması yaparak tutukluluğa itiraz etti. Açıklamada hukuk devleti ilkesinin ayaklar altına alındığı vurgusu yapıldı.

Açıklama şu şekilde oldu:

Anayasa’nın 90’ıncı maddesi uyarınca milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Öyle ki, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni 1950 yılında imzalamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) zorunlu yargı yetkisini 1990’da kabul etmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesine göre, hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Anayasa Mahkemesi’nin Mehmet Altan ve Şahin Alpay ile Enis Berberoğlu hakkında verdiği kararlar, alt mahkemelerce uygulanmamış veya kararların gereği yerine getirilmemiştir. Bu kararların uygulanmaması veya yerine getirilmemesi, Anayasa’nın 2 ve 153 no’lu maddelerinin açık ihlalidir.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün, AİHM’in HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki kararına ilişkin “Bizi bağlamaz” ifadelerini kullanmıştır.

Erdoğan’ın dünkü sözleri Anayasa’nın 2 ve 90 no’lu maddelerine aykırıdır. Dahası, 138’inci madde ihlal edilerek açıkça anayasal SUÇ işlenmiştir. Erdoğan, mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat vermiş, tavsiye ve telkinde bulunmuştur.

AİHM kararlarının uygulanmaması Avrupa Konseyi yaptırımıyla sonuçlanabilir. Ancak bundan daha önemlisi, HUKUK DEVLETİ ilkesinin fiilen ortadan kaldırılmasıdır.

Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ne (TDK) göre, diktatörlük kelimesinin anlamı “Egemen ve mutlak siyasi bir gücün, bir veya birçok kişinin oluşturduğu bir yürütme organınca, denetimsiz olarak yürütüldüğü siyasi düzen”dir. Yürütme organının başındaki şahsın içine girdiği yol, TDK Sözlüğü’ne göre “DİKTATÖRLÜK” rejimlerini anımsatmaktadır.

Gelinen aşama, yürütmenin başındaki Erdoğan’ın, kendisine siyasi rakip olarak gördüğü herhangi bir kişi veya kurumu yargıya talimat vererek etkisiz hale getirmesini tarif etmektedir. AİHM’in Demirtaş kararı da esas olarak, mahkemelerin kararlarındaki bu siyasi amaca işaret etmektedir.