Üretim çağı

Üretim çağı

Ali Naki

Bu yüzyıldaki kadar bilgiye yakın olduğumuz hiçbir dönem olmadı. Bilgiye yakın olmanın getirdiği rehavet ise yüzyılın sonuçlarından biri. Geçtiğimiz iki yüzyıl içinde fazlaca ilerleme kaydettik, şimdilerde ilerlemenin hızı düşüyor. Bunu da bir üretimsizlik hali takip ediyor. Gezegenin tamamını anlatan bu tabloyu biraz daha yerelleştireyim.

Türkiye’de de bilginin yeniden-üretiminde yavaşlama var. Sol siyaset de bunu takip ediyor. Günübirlik, genel geçer, verileştirilen bilgi setleriyle gündemi doldurmaya çabalıyoruz. Büyük teorik tartışmaların yerini verili alana dayalı pasta grafikler; ideolojik tartışmaların yerini pragmatik hamleler alıyor. Aslında eskiden beri böyleydi diyebilirsiniz de, ancak bir süredir bunun olabildiğince geniş bir alana yayıldığını gözlemleyebiliyoruz.

Tartışmanın hızı artıyor veya bilinçli olarak artırılıyor. Böyle bir ortamda “eski” olarak kodlanan şeylerin bir değeri kalmıyor.

Türkiye’de 10 yıl boyunca bir “yeni sol” tartışması yaptık. Partiler bölündü, gruplar ayrıştı; Türkiye sosyalist hareketinden sosyal demokrasi hareketine kadar uzanan veya orayı etkileyen tartışmalar yaşadık. Tartışma batıya doğru hareket ettikçe büyük çıktılar ortaya koyar; doğuya doğru hareket ettikçe ise kaosları. Bizdeki tartışmalar da maalesef büyük çıktılar oluşturmadı. Gezi dahil olmak üzere hiçbirinin sonunda büyük zaferler kazanmadık.

Elbette kazandığımız şeyler de oldu. İşte bu köşede onları anlatacağız. Okurlarla birlikte tartışmanın hızını düşüreceğiz ve hiçbir şeyi atlamamaya çabalayacağız.

Türkiye’de solun yükseldiğini iddia eden pek çok araştırma önümüzden gelip geçti. Ancak bunun nihai bir zafere gitmesi için puzzle parçalarının bazıları eksik gibi. Onları tamamlamak için küçük bir katkı koymak istiyorum.

Üretim çağı yeniden başlasın istiyorum.