Yazarlar

Home Yazarlar
Bakan bunu istemiyor

Bakan bunu istemiyor

Mete Yolaş Yeni bir güne uyandık. Türkiye artık gıda güvenliğinde dünyaya öncülük ediyor. Niğde’de çiftçi Rüstem sabah 6’da kalktı. Tıraşını oldu, jilet gibi takım elbisesini giydi. Evden çıkarken kalemini ve defterini yanına aldı. Ziraat mühendislerinin çiftçilikle ilgili yeni teknikleri anlattığı zorunlu periyodik eğitime katılacak. Bugün tarladaki işlerle eşi Fatma ilgilenecek. Manisa’da makinist İrfan seferini bitirmek üzere. Birkaç saat sonra İzmir’e...

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü: Siyasi partiler ve bağımsız milletvekilleri Meclis’te çocuk haklarını ne kadar savunabiliyor?

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü: Siyasi partiler ve bağımsız milletvekilleri Meclis’te çocuk haklarını ne kadar savunabiliyor?

Özge Üstün “…Onlar çok ve çocuklar.Sesiz de kalsalar bizi bağışlamayacaklar,Mazeretlerimize inanmayacaklar,Yaşamımızda görünmedikleri her kareninHesabını soracaklar.Hazırlıklı olmak gerek,Çünkü onlar şimdilik,Çok ve çocuklar.” Tayfun Talipoğlu Dönem dönem çocuk haklarına ilişkin farklı konularda yazılar ve makaleler yazdım ve hala yazmaya devam ediyorum. Yazdıklarımın neredeyse tamamı o dönemin önemli gördüğüm ve dikkatimi çeken sorunlarına ilişkin oldu. Bu yazı ise hem kaleme alış şekli hem...

Milletvekilinin dönüşü

Milletvekilinin dönüşü

Eren Aksoyoğlu Yeni rejimin temel dinamiği siyaseti ve kurumlarını belirli bir alanın içine sıkıştırarak merkeziyetçiliğin gücünü arttırmak, rantın dağılımı başta olmak üzere pek çok pratiği dar kadroların ellerinde şekillendirmekti. Her fırsatta Türkiye’nin kritik bir kavşaktan geçtiğini belirterek dilde ve söylemde otoriterliği inşa ettiler. Beka söylemiyle ikame edilmiş yeni rejimde otorite temsili demokrasiden tek parti rejimine, parti devletinden tam otoriteye adım...

Bir Taksim öyküsü

Bir Taksim öyküsü

Ebru Yılmaz “Umut Durağında Seçim” “…bir şehir farklı tür insanlardan oluşur; benzer insanlar bir şehir meydana getiremezler.”– Aristoteles Neşenin, umudun, hüznün, acının, direnişin, kavganın, ölümün… Neredeyse insana ve dolayısıyla topluma ait her duyguyu yaratan eylemin kimi zaman kolektif, kimi zaman sessizce bireye özgü şekilde yaşandığı yegâne mekân, Taksim! Mekânın üretimi, toplumsal, sosyal, ekonomik ve fiziksel etmelerin ilişkiler ağından doğar, yenilenir,...

Gıda güvenliği ilerlemiyor

Gıda güvenliği ilerlemiyor

Mete Yolaş Dün akşam saatlerinde 5 aylık gecikmenin ardından Avrupa Birliği, Türkiye’nin 2020 yılı İlerleme Raporu’nu açıkladı. Rapor yayınlanır yayınlanmaz yıllardır sadece gündemdeki krizlere ilişkin raporda yer alan görüşler konuşulur, diğer görüşler önemsiz sayılır ülkemiz ana akım medyasınca. Ana akım medyaya rating kazandırmayan fakat halkı doğrudan etkileyen önemli fasıllardan birisi Gıda Güvenliği, Veteriner ve Bitki Sağlığı Politikaları başlıklı 12. fasıl....

CHP Türkiye’nin bölgesel barışını sağlayabilir mi?

CHP Türkiye’nin bölgesel barışını sağlayabilir mi?

Nurettin Taşar Her devletin ve toplumun tarihi onun ekonomik, sosyal ve siyasal gelişiminde etkili olan ana unsurlardan biridir. Tarihsel birikim neticesinde kazanılan kimliğe uygun davranış ancak konjonktürel gelişmeler neticesinde değişebilir. Örneğin; tarihte emperyalizme karşı ilk mücadeleyi başlatan Türkiye’nin, normal koşullarda Lübnan, Ürdün, Mısır ve Cezayir’in bağımsızlık mücadelesine destek vermesi gerekirdi. Fakat 1940’lı yılların ortalarından itibaren var olan Sovyet tehdidi Türkiye’nin...

22 senedir uygulanmayan yasa: Harika Çocuklar Yasası

22 senedir uygulanmayan yasa: Harika Çocuklar Yasası

Özge Üstün İdil Biret, Suna Kan, Fazıl Say ve Gülsin Onay gibi sanatçıların yetişmesini sağlayan, halk arasında “Harika Çocuklar Yasası” olarak bilinen, 6660 sayılı Güzel Sanatlarda Fevkalade İstidat Gösteren Çocukların Devlet Tarafından Yetiştirilmesi Hakkında Yasa’nın hala yürürlükte olduğunu; fakat 22 senedir uygulanmadığını biliyor muydunuz? Mutlaka biliyorsunuzdur. Ancak Kanun’un uygulanma(ma)sına gelmeden önce, Harika Çocuklar Yasası’nın kabul ve gelişim sürecinden biraz bahsetmek...

Eğitimde fırsat eşitliği: Lütuf değil, yasal zorunluluk

Eğitimde fırsat eşitliği: Lütuf değil, yasal zorunluluk

Özge Üstün Pandemi ile birlikte değişen sosyolojik düzen; toplum olarak, bazı ihtiyaçlarımızı daha görünür kılmaya başladı. Bunlardan en önemlilerinden biri de kuşkusuz, çocukların eğitimde maruz kaldığı fırsat eşitsizliği oldu. Mart ayından bu yana geçirmiş olduğumuz süreç içerisinde, çok fazla dillendirilmeyen uzaktan eğitimde çocukların imkân bakımından yoksunluğu, daha görünür bir hale gelmeye başladı. Bianet’in 9 Eylül’de yapmış olduğu habere göre; öğrenciler...

Çocuklara yönelik yapılan süreli olmayan yayınlar

Çocuklara yönelik yapılan süreli olmayan yayınlar

Özge Üstün Son günlerde medyada, çocuklara yönelik yayınların müstehcen içerikler içermesi sebebiyle birkaç kitap gündeme geldi. Bu kitaplardan biri hakkında toplatılma ve sınırlandırılma kararları verildiği ve kitap yazarı M.D. hakkında tutuklama kararı verildiği basına yansıyan haberlerde yer aldı. Bu sebeple; çocuklara yönelik yayınlara ilişkin kısa bir yazı kaleme almaya karar verdim. Öncelikle belirtmem ki; kanuni düzenlemelerde, yayınlar, süreli ve süreli...

Kimlik aktivizmlerinde bir muamma: Ayrıcalık tartışması

Kimlik aktivizmlerinde bir muamma: Ayrıcalık tartışması

Hazan Özturan Bir süredir özellikle sosyal medya platformları üzerinden devam eden TERF[1] tartışmaları, oldukça önemli başka bir kavramı Türkiye’deki feminist aktivizmin gündemine getirdi: Ayrıcalık. Günlük hayatta başka bir alt metinle kullanımda olan “ayrıcalık” kavramının, sosyal eşitsizlikleri vurgulamak için kullanılması pek çok kişide tepki uyandırdı. “Ayrıcalık” kelimesinin, bu tartışmada ne şekilde devreye sokulduğunu anlamak için kelimenin sözlük karşılığı yetersiz kalıyor diye...

Sosyal medyada çocukların görüntülerinin paylaşılması ve etik

Sosyal medyada çocukların görüntülerinin paylaşılması ve etik

Özge Üstün Küreselleşme ile birlikte hayatımızın tam orta yerine kurulan sosyal medya sayesinde; bireyler, tek tık ile paylaşımlarını, milyonlarca kişinin erişimine ulaştırma imkânına eriştiler. Bu ise; her birimize, hem büyük bir kolaylık hem de büyük bir sorumluluk getirdi. Her şeyin gizli ve mahrem olduğu bir kültürden, her şeyin kamuya açıldığı bir kültüre geçiş yaşandığı süreçte; etik değerler göz ardı edilmeye...

Sahipsiz kentimizin yeni yarası: Galata Kulesi

Sahipsiz kentimizin yeni yarası: Galata Kulesi

Ebru Yılmaz ‘‘Kent hakkı bir feryat ve talep gibidir…’’Henri Lefebvre Yaşayan, yaşatan, dönüştüren ve her daim içerisinden doğacak dönüşüm talebine açık olan, rastlantısallığın ve devinimin olanlığını kabul eden, en canlı organizma tanımı en kapsayıcı kent tanımıdır. Kenti ‘oeuvre’’ (sanat eseri) olarak tanımlayan Lefebvre, toplumun, politikanın, refah ve bilgi düzeyinin, karşılaşmaların, rastlantısallığın, oyunun, eğlencenin üretildiği yer olması sebebiyle bu canlı ve devasa...